|
| zabıtname | | tutanak ... |
| zâhire | | yiyecek; gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat ... |
| zâhirî | | görünen; görünüşte ... |
| zail | | zeval bulma; bitme ... |
| zamanaşımı | | Kanunda öngörülen ve belirli koşullar altında geçmekle, bir hakkın kazanılmasını, ... |
| zamin | | bir şeyi tazmin eden; kefil ... |
| zevâid (zevait) | | vakıfta gelirin dağıtılmasından sonra geri kalan ... |
| zeval | | son; bitim; nihayet; yok olma ... |
| zevciyyet | | kocalık,karılık; karı-kocalık; eşlik ... |
| zihni kayıt | | bir kimsenin bilerek ve isteyerek, asıl iradesiyle uyuşmayan bir beyanda ... |
| zikretmek | | anmak; anılmak; bildirmek; belirtmek ... |
| zilyet | | bir şeyi fiilen elinde bulunduran kişi; bir şeyde tasarrufta bulunan ... |
| zilyetlik | | Bir şey üzerinde fiili hakimiyet veya bi eşyayı fiili hakimiyet ... |
| ziya | | kaybetme; yitme ... |
| ziyade | | fazla; çok; aşırı ... |
| zuhur etmek | | ortaya çıkmak; doğmak ... |
| zımnî | | üstü kapalı; açık olmayan ... |
| zımnında | | dolayısıyla; için; olarak ... |
|