|
| câmi | | cem eden;: içine alan; içinde bulunduran; taşıyan; toplayan ... |
| câmia | | topluluk; zümre ... |
| cânî | | cinayet işlemiş olan kimse ... |
| canîb-i beytülmal | | hazine tarafı ... |
| canîb-i vakıf | | vakıf tarafı ... |
| canîp | | yön; taraf; cihet; yan ... |
| cari | | uygulanan; yürürlükte olan ... |
| cây-i teemmül | | etraflıca düşünülmeye değer; düşünülmesi yerinde olur ... |
| cebrî | | zorla yapılan; zor kullanarak yaptırılan; zor altında; güç kullanarak ... |
| cebri icra | | kendi istekleriyle borçlarını ödemeyen borçluların, borçlarını Devlet kuvveti ile ödemelerinin ... |
| cebri satım | | Malikinin isteğine bakılmaksızın, resmi makamlar tarafından yapılan satım ... |
| Çek | | Ödeme aracı; kanun ile belirlenen şekilde düzenlenen, keşidecinin emrinde para ... |
| celesat-ı âti | | gelecekteki celseler, oturumlar ... |
| celile | | büyük; ulu ... |
| celpname | | yargılamada,davacı,davalı,tanık,bilirkişi gibi kimseleri mahkemeye getirtmek için yapılan çağrı ... |
| cemetmek | | toplamak; bir araya getirmek ... |
| cemi ezmân | | bütün zamanlar; zamanların toplamı ... |
| cereme | | başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme; ... |
| cerh ü iptal | | çürütme ve yok sayma; geçersiz hale getirme ... |
| cevâmi' | | camiler; mescitler; toplanılan yerler ... |
| cevâz | | izin; müsaade; caiz olma ... |
| cevâz bahş | | izin veren; müsaade eden ... |
| cevher | | maya; öz; değerli taş; elmas ... |
| ceza | | Suç işleyen kişilerin karşılaşacakları tepkidir,yani kanunun suç işleyen kimseye uygulanmasını ... |
| ceza şartı | | ceza koşulu; alacaklının zararını karşılama şartı ... |
|